Dava Şartı Arabuluculuk (Zorunlu Arabuluculuk)
Bazı uyuşmazlıklar ile ilgili dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması zorunludur. Dava şartı arabuluculuk, işçi-işveren uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar, tüketici uyuşmazlıkları gibi çeşitli alanlarda belirlenmiş olup, bu tür uyuşmazlıklar ile ilgili arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmektedir.
Dava şartı arabuluculuk kapsamında uyuşmazlığın çözümü için adliyelerde yer alan arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Uyuşmazlık arabuluculuk yoluyla çözülemediğinde, son tutanağın düzenlendiği tarihte zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.
Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen ticari davalar ile diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesi kapsamında, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda,
- Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
- Fikri mülkiyete hukukuna dair mevzuatta,
- Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde
- Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava işi sayılır.
Ticari davalarda arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür ve bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 73/A maddesi uyarınca Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar ile ilgili dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu hale getirilmiş, dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı davalar da açıkça belirtilmiştir.
MADDE 73/A – (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz:
a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
c) 73/A üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar
ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar
d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar
İş Hukukunda Dava Şartı arabuluculuk
İş hukukundan kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacakları, işe iade talepleri ile maddi ve manevi tazminat davasına konu uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca zorunludur.
Arabulucuya başvurmadan iş mahkemesinde açılan davalar “dava şartı yokluğu” sebebiyle usulden reddedilmektedir.
Taraflar, iş hukuku ile ilgili uyuşmazlığın çözümü konusunda bir arabulucu üzerinde anlaşma sağlayabilir. Bu halde, tarafların kabul ettiği arabulucu uyuşmazlığın çözümü hususunda görev alır. Taraflar arabulucunun seçimi hususunda anlaşamadıkları takdirde, adliyelerde yer alan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde ise görevli sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurarak listeye kayıtlı arabulucular arasından seçeceği bir arabulucuyu uyuşmazlığı çözmek üzere görevlendirir.
İş Hukukunda “Dava Şartı” Arabuluculuğun Uygulandığı Davalar
Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacağında Zorunlu Arabuluculuk: Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, koşulların sağlanması halinde çalışanın çalıştığı süreye göre hesaplanan ve işverenin çalışana ödemekle yükümlü olduğu tazminattır. Kıdem tazminatı, çalışanın o işyerinde en az 1 yıl süreyle çalışması halinde hak kazandığı bir tazminattır. İhbar tazminatı ise iş akdinin feshinde uyulması gereken bildirim sürelerine uyulmaksızın iş akdinin feshi halinde ödenen tazminattır. Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunludur.
Fazla Çalışma (Mesai) Ücretinde Zorunlu Arabuluculuk: Haftalık 45 saati aşan çalışmalar iş kanunu uyarınca fazla çalışma olarak tanımlanmaktadır. Haftalık 45 saati aşan çalışmalar için işveren tarafından çalışana ödeme yapılmalıdır. Fazla çalışma ücretine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunludur.
Yıllık İzin, Ulusal Bayram Ve Genel Tatil Ücretlerinde Zorunlu Arabuluculuk: Yıllık ücretli izin, çalışanın işe başladığı günden itibaren en az 1 yıl çalışmasıyla hak kazandığı ve kıdeme göre değişen dinlenme hakkıdır. “Ubgt” olarak kısaltılan ulusal bayram ve genel tatil günleri, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile belirlenmiştir. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması halinde işveren işçinin çalıştığı gün ücretinin iki katı ücreti ödemekle yükümlüdür. Yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurması zorunludur.
İşe İade Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: İşe iade davası, iş sözleşmesi hukuka aykırı feshedilen işçinin iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep ettiği bir iş davası türüdür. İş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin haksız olduğunu düşünüyorsa fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir.
Arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması halinde mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı usulden reddedecektir. Mahkemece verilen ret kararının taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; işe başlatma tarihini, ücret ve diğer hakların parasal miktarını ve işçinin işe başlatılmaması durumunda tazminatın parasal miktarını belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Asıl işveren- alt işveren ilişkisinin varlığı halinde hem asıl işverenin hem alt işverenin arabuluculuk görüşmelerine katılımı ve iradelerinin birbirine uygun olması aranmaktadır.
Taşınmaza İlişkin Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk
Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğu 6325 sayılı Kanun’un 17/B maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda, tarafların yazılı olarak kararlaştırması ve arabulucunun bu kararı tutanak altına alması halinde arabulucunun talebiyle, arabuluculuk süreciyle sınırlı olmak ve konulduğu tarihten itibaren üç ayı geçmemek üzere tasarruf yetkisinin kısıtlandığına dair tapu siciline şerh verilir. Bu şerh, tarafların anlaşamaması veya tarafların şerhin kaldırılması konusunda anlaşması halinde arabulucunun talebiyle, üç aylık sürenin sonunda ise kendiliğinden kalkar.
Taşınmaza ilişkin birtakım uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. Dava şartı arabuluculuk kapsamında yer alan uyuşmazlıklar 6325 sayılı Kanun’un18/B maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
- Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
- Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.
- 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.
- Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.

