İşçiye Yapılan Avans Ödemesi
İşçi ile işveren arasındaki hukuki ilişki kapsamında, işçinin işverenden avans talebinde bulunabildiği görülmektedir. İşverenden talep edilen avans ile ilgili 4857 sayılı İş Kanunu’nda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. İş Kanunu’nun “Yıllık İzin Ücreti” başlıklı 57. maddesinde avans ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmişse de söz konusu düzenleme yıllık izin ücretine ilişkin olup, işçiye verilen avanstan farklıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ise avans ile ilgili birtakım düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kapsamda, iş kanununa tabi olan iş ilişkilerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.
Ücretin İşçiye Avans Olarak Ödemesi
TBK 406/4 maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması halinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür.”
Bu kapsamda, işçinin işverenden avans isteyebilmesi için aşağıda yer alan üç koşulun bir araya gelmesi gerekmektedir:
- Zorunlu bir ihtiyacının ortaya çıkması gerekir.
- İşverenin avansı hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda olması gerekir.
- İşçi hizmeti ile hak ettiği diğer deyişle o güne kadar çalıştığı günlerin toplamı kadar avans tutarını talep edebilir.
İşçiye ödenecek avans miktarı, zamanından yani alacağın muaccel olmasından önce yapılan bir ödeme olarak nitelendirilmektedir. Bu kapsamda ödeme tarihinde ücret alacağından düşülmesi gerekmektedir.
İş Avansı
“Giderlerin Ödenmesi” başlıklı TBK 416 maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“ İşçinin yapmış olduğu giderlerden doğan alacağı, daha kısa bir süre kararlaştırılmamışsa veya yerel âdet yoksa, her defasında ücretle birlikte ödenir.
İşçi, sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmek için düzenli olarak masraf yapıyorsa, kendisine en az ayda bir olmak üzere belirli aralıklarla uygun bir avans verilir.”
Türk Borçlar Kanunu’nun 416. Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, işçi sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmek için düzenli olarak masraf yapıyorsa, kendisine en az ayda bir olmak üzere belirli aralıklarla uygun bir avans verilmesi düzenlenmiştir.
İşçinin işin yürütümü sırasında işveren adına harcama yapması için verilen bu para, iş avansı olarak adlandırılır. Türk Borçlar Kanunu’nun 406. Maddesinde düzenlenmiş olan avans ile TBK 416 maddesinde belirtilen iş avansı birbirine karıştırılmamalıdır.
İşyerinde harcama yetkisine sahip işçilere işlerin yürütümü için verilen iş avansı ücretle ilgili değildir. İş avansının özelliği, işçi tarafından yapılan harcamaların belgeye bağlanması ve kapatılması zorunluluğudur. Aksi takdirde işçinin kapatılmayan iş avansları sebebiyle sorumluluğunun gündeme gelmesi söz konusu olacaktır.
İş Kanunu’nda Düzenlenen Avans
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık İzin Ücreti” başlıklı 57/1 maddesi şu şekilde düzenlenmiştir;
“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.”
İlgili madde uyarınca, işçinin ücretli yıllık izin sırasında ücretinden mahrum kalmaması amaçlanmış ve izin dönemine ilişkin ücretinin izine başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu düzenleme Türk Borçlar Kanunu’nun 406. maddesinde düzenlenmiş olan avanstan farklıdır. Nitekim İş Kanunu’nda yer alan bu düzenleme yıllık izin ücretine ilişkindir.
İşçinin Hak Ettiği Ücretini Aşan Avans Talepleri
Kural olarak maaş avansının ödendiği ay sonunda o ayın maaşından kesilmesi gerekmektedir. Maaştan kesilmeyen avansların avans olma niteliğinden çıkarak, personele ödenen borç olarak nitelendirilmesi söz konusu olacaktır. Hak edilen miktardan daha fazla avans ödemesi yapıldığı takdirde (örneğin, işçi henüz işe başlamadan veya başladığı anda verilmesinde olduğu gibi) bu ödeme, ödünç verme olarak değerlendirilmektedir.
İşçiye verilecek borçlar ise iki şekilde tanımlanabilir;
- İşçinin ihtiyacı nedeniyle talep etmesi üzerine borç ödemesi yapılır ve daha sonra işçinin ödeme gücüne göre belirlenecek karşılıklı ödeme planına göre geri ödemesi yapılır.
veya
- İşveren prim sistemi öngörmüşse, başarı primi, performans primi gibi çeşitli ek ödemelerin karşılığında borç verilebilir. Bu borçlar daha sonra bordroda brüt hesabına dahil edilerek kapatılması sağlanır.
Avans Ödemesi Niteliğinde Sayılan Kıdem Tazmı̇natı Ödemeleri
Uygulamada iş sözleşmesinin taraflarının çeşitli sebeplerle aralarında anlaşması üzerine sözleşme devam ederken “kıdem tazminatı” adı altında ödeme yapıldığı görülmektedir. Yargıtay, iş sözleşmesi fiilen sona ermeden yapılan bu ödemeleri avans niteliğinde kabul etmektedir.
Yargıtay Uygulamasına İlişkin Örnekler
Kanuna ve sözleşmeye dayanan ya da işyeri uygulamasına dönüşen bir avans ödemesi söz konusu değilse, avans verilmediği gerekçesiyle iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi mümkün değildir. İşçinin avans verilmediği gerekçesiyle iş akdini feshetmesi halinde bu fesih, haklı nedene dayanan bir fesih olarak kabul edilmemektedir. Nitekim işçinin haklı nedenle fesih halleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiş olup işverenin işçiye avans vermemesine dayanan bir haklı sebep bulunmamaktadır. İşçi ile işveren arasında avans ödeneceğine dair iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle yapılmış bir düzenleme yoksa işverenin işçinin avans talebini karşılamak zorunda olmadığı Yargıtay kararlarında yer almaktadır.
“…Mahkemece işverenin geçerli bir neden göstermeden davacının avans talebini karşılamaması davacı bakımından haklı fesih nedeni kabul edilerek kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmış ise de; 4857 sayılı İş Kanunu’nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. Maddesinde işverenin işçiye avans vermemesi şeklinde bir sebep bulunmamaktadır. Taraflar arasında işverenin davacıya her istediğinde avans vereceğine yönelik bir sözleşme de mevcut değildir. Bu nedenlerle işçi tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine yasal olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır.” Y. 9.HD., T. 2.06.2020, E.2016/18215,K.2020/6511
“İşçinin kullandığı avans mahsup edilmeden iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda; bu avansın hangi alacaktan mahsup edilmesi gerektiği sorununun çözümü için Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinden hareket edilmesi gerekmektedir. Avans ileride ödenecek olan ücret olduğu için öncelikle bu ücretten mahsup edilecek, bakiye miktar kalırsa önce ikramiye alacağından ve sonra kıdem tazminatından mahsup edilmesi yoluna gidilecektir.” Y.9.HD., T.14.06.2001, E. 2001/7891, K.2001/10173
“İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır, işçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir.” Y.9.HD., T. 31.1.2011, E. 2009/4726 K. 2011/1529

